CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, 2025 ve 2026 bütçe rakamlarını sert sözlerle eleştirdi: “AKP bütçeyi deldi, 2026’ya yüzde 35 zamla giriyor!”
CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, 2025 yılı merkezi yönetim bütçesindeki devasa aşımlar ile 2026 yılı için öngörülen yüksek ödenek artışlarını masaya yatırdı. İktidarın “tasarruf” söyleminin bütçe rakamlarıyla tamamen çeliştiğini belirten Kış; Cumhurbaşkanlığı, Hazine ve Maliye ile Çevre ve Şehircilik Bakanlıklarındaki kontrolsüz harcamalara dikkat çekti.
Cumhurbaşkanlığı Bütçesinde %35’lik Dev Artış
Kış, Cumhurbaşkanlığı için 2025 yılında ayrılan 15 milyar 800 milyon TL’lik ödeneğin yıl bitmeden aşılarak 16 milyar 900 milyon TL’ye ulaştığını hatırlattı. Bu duruma rağmen 2026 yılı ödeneğinin 21 milyar 287 milyon TL olarak belirlenmesine tepki gösteren Kış, “Bu yaklaşık yüzde 35’lik bir artış demek. Harcama disiplini tamamen terk edilmiş durumda” dedi.
“Kemer Sıkın” Diyen Bakanlık Kendi Bütçesini 145 Milyar TL Aştı
Tasarruf politikalarının mimarı olan Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın kendi bütçesindeki sapmaya değinen Gülcan Kış, Bakanlığın yıl sonunda yaklaşık 145 milyar TL bütçe aşımı yaptığını ifade etti. Kış, “Vatandaşa kemer sıkma çağrısı yapanların kendi bütçelerinde bu boyutta bir sapma yaşaması, kamu maliyesindeki tutarsızlığın en açık kanıtıdır” ifadelerini kullandı.
Çevre ve Şehircilik’te 141 Milyar TL’lik “Olağanüstü” Sapma
2025 yılı bütçe rakamlarındaki en çarpıcı sapmalardan birinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nda yaşandığını belirten Kış, şu verileri paylaştı:
2025 Başlangıç Ödeneği: 219 Milyar TL
Yıl Sonu Harcaması: 360 Milyar TL
Bütçe Aşımı: 141 Milyar TL
“Acele Kamulaştırma Yetkisi Mülkiyet Hakkını Tehdit Ediyor”
Kış, bütçe disiplinsizliğinin yanı sıra TBMM’ye getirilen kanun tekliflerindeki tehlikelere de dikkat çekti. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na verilmek istenen “acele kamulaştırma” yetkisinin olağan hale getirilmesinin mülkiyet hakkı açısından sakıncalı olduğunu vurgulayan Kış, yerel yönetimlerin üretim faaliyetlerinin Cumhurbaşkanı iznine bağlanmasını ise ekonomik özerkliğe darbe olarak nitelendirdi.



