CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Karayolları Trafik Kanunu Teklifi’nin 3’üncü maddesi üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, trafik cezalarındaki artışa sert eleştiriler yöneltti. Kış, teklifin trafik güvenliğini sağlamaktan uzak olduğunu savunarak, yüksek ceza tutarlarının vatandaşları ekonomik olarak baskı altına aldığını söyledi.
Konuşmasına trafik konusunun yalnızca radar ve ceza uygulamaları üzerinden ele alınamayacağını belirterek başlayan Kış, “Trafik doğrudan insan hayatıdır. Bir annenin evladına kavuşabilmesidir, bir işçinin direksiyon başından sağ salim evine dönebilmesidir” ifadelerini kullandı. Kuralların ve denetimin gerekli olduğunu vurgulayan Kış, caydırıcılığın ölçüsüz cezalarla sağlanamayacağını dile getirdi.
Teklifte yer alan ceza tutarlarının sosyal adaletle bağdaşmadığını belirten Kış, asgari ücret ve emekli maaşlarıyla kıyaslandığında öngörülen rakamların vatandaş için ödenemez boyutta olduğunu söyledi. Türkiye’de asgari ücretin 28 bin 75 lira, en düşük emekli aylığının ise 18 bin 938 lira olduğunu hatırlatan Kış, trafik cezalarının 90 bin liradan başlayıp 200 bin liraya kadar çıktığına dikkat çekti.
Kış, “Bir asgari ücretli üç aylık maaşını tek bir trafik cezasına nasıl versin? Bir emekli neredeyse bir yıllık gelirini bir anlık ihlalle kaybedecek durumda. Bu caydırıcılık değil, vatandaşı ekonomik olarak hayattan men etmektir” dedi.
Konuşmasında cezaların gelirle orantılı olması gerektiğini vurgulayan Kış, aksi halde bunun adil bir uygulama olamayacağını savundu. “Zengin için rahatsız edici olan bir ceza, dar gelirli için yıkıcı bir sonuca dönüşüyorsa burada hukuk değil, sınıfsal bir ceza düzeni vardır” diyen Kış, teklifin bu yönüyle adalet duygusunu zedelediğini ifade etti.
AK Parti iktidarının yıllardır geçinemeyen vatandaşa kalıcı çözümler üretmek yerine yoksulluğu yönetmeyi tercih ettiğini öne süren Kış, bütçe açığının vergi, harç, zam ve cezalarla kapatılmaya çalışıldığını söyledi. Trafik cezalarının da bu anlayışın bir parçası haline geldiğini dile getirdi.
CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay’ın, trafik cezası gelirlerinin bazı bakanlık bütçelerini aştığına yönelik değerlendirmelerine atıfta bulunan Kış, “Maaş artışına gelince ‘bütçe yok’, emekliye gelince ‘imkânlar sınırlı’ deniyor. Ama cezalara gelince imkânlar sınırsız. Bu tablo, meselenin trafik güvenliği değil, tahsilat olduğunu açıkça gösteriyor” ifadelerini kullandı.
Radar uygulamalarının artırılmasını ve ceza yazmanın kolay bir yöntem olduğunu belirten Kış, asıl yapılması gerekenin güvenli yol altyapısı, eğitim ve adil denetim olduğunu vurguladı. “Radar koymak kolay, ceza yazmak kolay. Zor olan yolu güvenli hâle getirmek ve vatandaşı kurala uymaya ikna etmektir. Siz zor olanı değil, kolay olanı seçiyorsunuz” dedi.
Ağır cezaların toplumda güvenlik hissi değil, panik duygusu yarattığını savunan Kış, vatandaşların artık kural ihlalinden çok cezayı ödeyememe korkusu yaşadığını ifade etti. Bir anlık hatanın aylarca sürecek borca dönüştüğünü, ehliyet kaybının iş kaybına ve aile bütçesinin sarsılmasına yol açtığını belirtti.
Meclisin yalnızca yasa yapan bir yer olmadığını, aynı zamanda vicdanın sesi olması gerektiğini dile getiren Kış, “Trafik cezası yüzünden bir ailenin hayatını kilitlemek mi güvenlik? Ehliyetine el koyup bir insanı işsiz bırakmak mı düzen?” sorularını yöneltti.
Konuşmasının sonunda CHP’nin tutumunun net olduğunu belirten Gülcan Kış, “Vatandaş bir gelir kapısı değildir. Önce insan, önce can, önce yaşam hakkı diyoruz. Ceza en son gelir; ölçülü, orantılı ve ödenebilir olur” dedi. CHP olarak bu gerekçelerle Karayolları Trafik Kanunu Teklifi’ne “hayır” dediklerini açıklayan Kış, trafik güvenliğinin ceza baskısıyla değil, adalet, eğitim ve hakkaniyetle sağlanabileceğini vurgulayarak konuşmasını tamamladı.



